13 Kasım 2009 Cuma

Anneciğimin doğumgünü...

Anneciğimin doğum gününü kutladık...
Pasta üfleyip dilek tutuk...
Nice nice mutlu senelere Anneciğim...






Bağdat Caddesi gezmesi...

Geçenlerde bizimkilerde Bağdat caddesine gittik...
Hava güzeldi çooookkkk...
Yemek yedik, gezik; yorulunca boş bulduğumuz bir kafeye oturduk...

Orada geçirdiğimiz keyifli zamandan birkaç kare sunmak istedim size...




Elif halam...

Bu benim Elif halam...
Kendisi süslü oluyor birazcık...
Ben saçlarını kıskandım beni de süsledi...
Ojeleri ile de oynayabiliyorum çok keyifli...
---------------------------------------
Elif Hala: Duru benim adım ne??
Duru: Aaaaaaaa unuttum gene...
---------------------------------------
Halamı kızdırmak çok zevkli...

Park keyfi...


Hava çok güzel bugün...
Bayram gezmelerine devam etmeden önce biraz parkta oynayalım istedim...



Şeker bayramı...

Bugün şeker bayramının ilk günü...
Sabah erkenden kalktık süslendik annemle...
Ççok güzel olduğumuzu düşündük ve babamdan bu anı ölümsüzleştirmesini istedik...
Nasılsız???
Şimdi el öpüp para toplamam gerekiyor.
Hoşçakalın...

Arkadaşım Papağan...

Bu benim arkadaşım Papağan...
Şarkı söylüyor, dans ediyor, Duru diyoooorrr...
Üsteki fotografı kendi isteğimle çektirdim...
Aşağıdaki fotograf tamamen babamın isteği ile çekilmiş acaip bir poz...

Tatilim bitti...

3 ayın sonunda tatilim bitti...
Bronzuluğumu göstermek için mini elbiselerimi giyiyorum tabii..
Fethiye'yi havuzumu, parkımı özlüyorum; ama evimi oyuncaklarımı da özlemişim...


Şimdi annemlerle buradaki parka gidicez...
Sonra görüşürüzzzzz...

12 Kasım 2009 Perşembe

Fethiye tatili...


Buradan aşağı inilebilir mi acaba??? Yeni evimizi keşfediyorum...


Veranda da kahvaltı keyfi...


Bahçe sulaması bana ait... Görevimi seviyorum...


Arkadaşım Emre ve ben su ile oynamaya bayılıyoruz...




Havuz keyfi gibisi yok... Tatilimin en güzel anları burada geçti...


Güneşten korunmak lazım tabii... Ben de kremlenmeyi hiç sevmem zaten!!!


Denize girmeye hazırım artık...


Benim Dilaram... Tatilimin büyük kısmını onunla yaptım... Çok eğlendim...

Fethiye'nin ördekleri...

2 yaşıma bastım...


Evet artık 2 yaşındayım... Bu doğum günümü de 2 kere kutladık...
Bu ilk kutlamaydı... Pastayı da annanem yaptı bana... Çok da lezzetliydi...


Bu da ikinci kutlama pastası... Annem Fethiye'de de buldu pasta yapacak bir yer...



Kaan abim, annanem ve tabii ki dedem vardı kutlamadı... Gerçi ben pastayı yemekle meşguldum biraz...


Babam vardı...


Annem vardı...

Ve süpriz misafir olarak Omacım vardı... Doğumgünlerini çok seviyorum...

İlkbahar faliyetlerim!!!


Açık havada barbekü gibisi yok kanımca...


Bilen bilir... Spor benim yaşam biçimim!!!


Kocaman olan bir ata bindim... Biraz korktum itiraf ediyorum...


Arkadaşım Batu beni ziyarete geldi... Arada itişiyoruz ama genelde anlaşıyoruz...

Azıcık serserilik yaptım...

At, uçak, araba... Kim tutar beni... Babam maaşını jeton'lara yatırıyor artık...
Okuyacağım kitabı kendim seçerim...


Mebrure Teyze ve Yusuf Amca'yı ziyarette gittim... Ördekleri sevdim... Ağaca çıktım...

İlkbahar günleri oldukca yoğun geçti anlaycağınız...

8 ay'ın özeti

Evet biliyorum sitemi uzun süredir ihmal ettim...
Ama tatildi, bayramdı, hastalıktı derken bir baktım zaman su gibi akıp gitmiş ben de kocaman bir kız olmuşum...
Biraz da yaramaz olmuşum... Annemle babam öyle diyorlar...

Evet bu 8 ay boyunca ne yaptım diye soracak olursanız...
Durum şudur;
Önce İstanbul içi ve çevresine gezmelerle, parklara, alışveriş merkezlerine ve arkaşlara gitmelerle geçti bir 2-3 ay...
Sonra annanemlerin Fetihye'deki yazlığında tatil yaptım bir 3 ay kadar...
Gerçi Fethiye - Istanbul arası 12 saat olduğundan annemle babam bu durumdan pek memnun değildi... Ama ben pek bir eğlendim...

Eylül başı Istanbul'a döndüm tam alışıyordum ki ilk kez uçağa bindim ve Samsun'a babanem'le dedemi ziyarette gittik...

Ekim ayı biraz keyifsiz geçti sayılır... 1 haftalık ateş ve ishal sonrası ailecek biraz yıprandık endişelendik... Ama problemsiz atlattık sayılır... Ben 1 kilo kadar verdim ve birazcık huysuzlaştım...
Gerçi şimdi o dönemde yemediklerimin acısını çıkarıyorum ve keyfime de yerine gelmeye başladı...

Tabii bütün bunlar gezmeme engel değildi... Tüm bu karmaşanın arasında Abant'a tatilde gittik... Benim orada biraz huysuzlanmamdan dolayı erken dönmek zorunda kaldık ama gene de çok güzeldi... Ama babam söz verdi bir daha götürecekmiş...

Yani anlayacağınız ben tam gezenti bir kız oldum ve bundan da çok keyif alıyorum...

10 Şubat 2009 Salı

Arkadaşım Eşşekkk...

Arkadaşım eşş arkadaşım şekkk..
Arkadaşım eşşek..
Hadi hep birlikte..
Arkadaşım eşş arkadaşım şekkk..
Hobaaaaa...

4 Şubat 2009 Çarşamba

Hmmmmmmm....

Birşeyler diyorlar ama anlamıyorum..
Düşünüyorum bulamıyorum...

Biraz yaramazım galiba..

Bu Selami'nin çektiğini başka kimse çekmemiştir.
Şirin görüneyim de kimse kulaklarını koparmaya çalıştığımı anlamasın..